|
ANTALYA ÇEVRE İL ORMAN MÜDÜRLÜĞÜ’NE,
BAŞVURANLAR :1-H. Sevda KIRAÇ
(Kendi adına asaleten ve başkanı bulunduğu derneği temsilen),
(24127897268 TC. Kimlik No’lu, Ömer Faruk ve Zehra’dan, 14.10.1950, İskenderun
doğ.lu, Hatay, İskenderun, Yenişehir Mh., 0013 cilt, 01330 aile sıra ve 0014’de nüfusa
kayıtlıdır)
Türkiye Hayvanları Koruma Derneği (THKD) Antalya Şube Başkanı,
B. Şehir Belediyesi Köpek Barındırma Merkezi, Kepezaltı-ANTALYA
Tel:0.242.332 53 18 Cep:0.535.686 79 95
2-N. Nilsu GÜLEÇ,
(Kendi adına asaleten ve başkanı bulunduğu derneği temsilen)
(25327064986 TC. Kimlik No’lu, Ünal ve Nazmiye’den, Sandıklı, 18.02.1963 doğ.lu,
Afyonkarahisar, 1. cilt, 407 aile sıra, 15 sıra noda kayıtlıdır.)
Konyaaltı Dostları Derneği (KDD) Başkanı,
Gürsu Mh., 338. Sk., Enderevler Sitesi, A Blok, K:1/2
Konyaaltı-ANTALYA
Tel:0.242.228 25 71 Cep:0.532.318 36 96
ÖZÜ :SOKAK HAYVANLARI İLE İLGİLİ OLARAK YAPILMASI
GEREKEN ÇALIŞMALAR ve KAMUOYUNA YANSIYAN
KUDUZ VAKASI HAKKINDA TALEPLERİMİZ İLE
BİLGİLENME İSTEĞİMİZDİR1.
AÇIKLAMALAR :
Mevcut yasalar, insan ve hayvan sağlığının -kentimiz özelinde de sokaklarda yaşayan kent hayvanlarının yaşama ve sağlıklarının- korunması amacıyla aşılanması, kayıt altına alınması, gerektiğinde bu gibi işlerin yapılabilmesi ve güçsüz, yaşlı, hasta hayvanların bakımlarının yürütülebilmesi için yeterli bir yerde, yeterli araç ve gereçle, yeterli kadro ile donatılmış bakımevleri kurulması için etkin bir şekilde çalışma yürütmek gibi önemli bir görev yüklemiştir.
Bu konuda kent insanlarının gereği gibi bilinçlendirilmesi için, başta sivil toplum örgütlerinin katkısı ile gerekli çalışmaların kamu ve sivil örgütler eliyle yürütülmesine ihtiyaç vardır. Bu bilinçlendirme çalışmalarının yanı sıra, yürütülecek bu çalışmaların kamu gücü ile yürütülmesi zorunludur. Zaten yasal mevzuatımız da, bunu böyle emretmektedir.
Ancak nedense kamu kuruluşları, çeşitli gerekçeler üreterek, sokak hayvanları ile ilgili görevlerini gereği gibi yerine getirmemektedirler. Yasal mevzuatın bir görev olarak yüklediği herhangi bir kamu görevinin ihmal edilmek suretiyle ertelenmesi ise, TCK. m. 257 kapsamında düzenlenmiş bir suçtur.
Şimdi ise Antalya il merkezi içinde bir köpek tarafından bir çocuğun ısırıldığı ve çocuğu ısırdığı ileri sürülen köpeğin ise bir süre sonra öldüğü gerekçesiyle, kent bütününde, bütün alt belediyeler ile birlikte hareket edilerek “itlaf” gerçekleştirilmeye başlandığı haberi alınmış bulunmaktadır.
Öncelikle, çocuğu ısırdığı ileri sürülen köpeğin kuduz olduğuna dair ne gibi bilimsel bir çalışma yürütülmüş ve buna dair kesin bir rapor var mıdır? Önce ortada kuduz vakasının olması, bunun raporla kanıtlanması ve sonra buna dair önlemlerin alınması gerekmektedir.
3285 sayılı Hayvan Sağlık Zabıtası Kanunu ve Yönetmeliği ile “Tarım ve Köyişleri Bakanlığı Koruma ve Kontrol Genel Müdürlüğü 2007 yılı Hayvan Hastalıkları ve Zararları ile Mücadele Genelgesi” gereği, kuduz gibi hastalıklara karşı etkili çalışmalar yapmak -sokaklarda yaşayan hayvanların, bulundukları yerde yaşama hakları da gözetilerek-, gerekli aşılama ve kayıt altına alma görevlerini yerine getirmeleri gereklidir. Ancak önce bunun için ZABITA SAĞLIĞI KOMİSYONU oluşturulması ve bu komisyonda konunun tartışılarak hareket edilmesi zorunludur. Böyle bir komisyon kurulmuş ve bu konu tartışılmış, tartışma –öldüğü ileri sürülen köpeğin kuduz olduğuna dair ortada bir rapor olması gerektiği gibi- kesin bir kanıta dayandırılmış mıdır?
Eğer, tartışmasız bir şekilde kuduz vakası var ise, bu durum, kuduz hastalığının oluşmaması için önlem alması ve bu yönde çalışma yapması gereken kamu kuruluşlarının görevlerini gereği gibi yerine getirmediklerinin kanıtı değil midir?
Gerekli önlemleri, çalışmaları yürütmeden, sokaktaki hayvanların aşılanmasını, tedavilerini, gerektiğinde bakımevleri kurmak suretiyle gereği gibi yerine getirmeyen kamu kuruluşları, bu görevlerini yapmadıkları için, ortaya çıkan sorunlarda, sadece köpeklerin toplanması suretiyle öldürülmesi seçeneğinin ortaya konulması, hem yasal mevzuatımıza aykırıdır ve hem de insani değildir. Ahlaki hiç değildir.
Şimdi haksız ve suçsuz yere, bir çok köpeğin öldürülmesine neden olacak şekilde çalışma yürütülmesinin günahı kimin olacaktır?
Yoksa, ANTALYA TURİZM KENTİ OLDUĞU İÇİN, TURİZM SEZONU BAŞLAMADAN, SOKAK HAYVANLARININ TOPLANARAK YOK EDİLMESİ PROJESİ, TURİZM SPEKÜLATÖRLERİNE YARANMAK İSTEYEN, BİR KAÇ AKLIEVVELİN FİKRİ MİDİR?
Bu çağdışı, insanlık ve ahlak dışı yöntemlerle güya çözüm ürettiğini düşünmenin neresinde kamu yararı vardır?
Gelinen noktada, KÖPEKLERİN ÖLDÜRÜLMESİ açıkça suç işlendiğinin kanıtıdır. Bu durumun da karşılığı TCK. m. 257’de ifadesini bulan kamu görevinin ihmali yoluyla geciktirilmesi suçudur.
KUDUZUN önlenmesi için 3285 sayılı kanun yönetmeliğinin 89. maddesinde belirtilen mahalli idarelerin ve tüm kurumların koordinasyonunu sağlayarak CİDDİ BİR AŞILAMA çalışması başlatılması gerekirken, bu yapılmamıştır. Bu çalışmaları yürütmek için illa da bir kuduz vakası mı olması gerekmektedir?
Bir köpeğin gün içinde 20-30 km içinde sürekli hareket halinde olması gerçeğine rağmen, hala daha KUDUZA KARŞI önlemi 10 km içindeki hayvanları ÖLDÜRMEK olarak gören Tarım İl Müdürlüğü ve belediyeler, başta aşılama olmak üzere gerekli tedbirleri alması gerekirken, açıkça bu çalışmalar ve tedbirler ertelenmiş, yerine getirilmemiştir.
Esasen bu görevleri yerine getirmekle yükümlü olan kurumunuzun bütçesini, bu işlere harcamaktan kaçınarak, gerekli koruma ve hastalıkları önleyici çalışmalar yapmak yerine, -gerçek ise eğer, kuduz gibi- olumsuz sonuçlara yol açacak şekilde, Hayvan Sağlığı ve Zabıtası kanunundaki m. 1, 17, 30, 36 ve bu kanunun yönetmeliğinin m. 1, 44, 89 ve 91’de belirtilen hükümlerin yerine getirilmesinde görevlerini ihmal etmişler ve kamu görevlerini geciktirmişlerdir. Yani Tarım İl Müdürlüğü ile belediyeler asli görevi olan ve insan, toplum ve hayvan sağlığı ile uygun çevre koşullarının sağlanmasına dair en temel görevlerini yerine getirmemişler, geciktirmişler ve ihmal etmişlerdir. Anılan görevler başta Tarım İl Müdürlüğü’nün görevi olduğu gibi, 5393 sayılı Belediye Kanunu uyarınca da belediyelerin görevidir.
Yukarıda açıkladığımız konular ile 5199 Sayılı Hayvanları Koruma Yasası doğrultusunda Çevre ve Orman İl Müdürlüğü, Tarım İl Müdürlüğü ve belediyeler üzerlerine düşen –denetleme ya da görevi bizzat yerine getirme şeklindeki- görevlerini yerine getirmedikleri için, sorunlar yaşanmaktadır. Bunun sorumlusu sahipsiz canlılar değildir.
Netice, Kurum olarak;
1-Öncelikle kuduz vakasına dair –bu konuda rapor vermeye yetkili laboratuardan alınmış- somut ne gibi bir belge olduğunun –gerçekten böyle bir vaka olmuş mudur?- ortaya konulmasını,
2-Rastgele hayvanların toplanarak öldürülmesi girişimlerinin derhal durutulmasını,
3-Kuduz vakası gerçek ise dahi, sokak hayvanlarının rastgele öldürülmesi yerine, karantina çalışmasının (Yurttaşlarımızın –sokak hayvanlarının öldürüldüğüne dair duyduğu hassasiyet nedeniyle- infialinin önlenmesi için karantinanın nerede yapıldığının açıkça ortaya konularak) yürütülmesini ve kuduz olan hayvanların –en az acı çektirilerek- öldürülmesini,
4-İnsan ve hayvan sağlığı için gerekli aşılama çalışmasının yapılmasını,
5-Bu konuda, -sizin de sorumluluğunuz kapsamında- hakkınızda Antalya Cumhuriyet Savcılığı’na gerekli suç duyurusunda bulunduğumuzun ve her türlü yasal yola başvurmayı sürdüreceğimizin bilinmesini,
Bilgi Edinme Hakkında Kanun uyarınca, tarafımıza yazılı yanıt verilmesini ve gereğini saygılarımızla talep ederiz. 05.05.2008
TALEP EDENLER
N. Nilsu GÜLEÇ H. Sevda KIRAÇ
Konyaaltı Dostları Derneği (KDD) T. Hayvanları Koruma Derneği Başkanı (THKD) Antalya Şube Başkanı
Yönetim Kurulu Başkanı
Antalya HAYTAP TEMSİLCİSİ
Görüntüleme sayısı: 659
v.1.4.6
|