|
VEFA VE VEDA
Vefa, İstanbul’da bir semt adı. Antalya’da o bile değil. Galiba havasından ve suyundan…
Bu şehirde doğup büyüyene de sonradan gelip Antalyalı olana da vefa yabancı.
Bir koltuğu, münasip bir köşeyi, iktidar kırıntısını kapanlarda inanılmaz bir insanları küçümseme, buna karşılık da kendini ve çevresini pek önemseme durumu…
O kaçınılmaz olan koltuğu, köşeyi ve de iktidar kırıntısını kaybetme zamanı gelince de bu sefer diğer vefa duygusu yoksunlarına kırılma halleri…
Maalesef iki örnek de Antalya Büyükşehir Belediyesi’nden. Belediye Spor Kulübü Tekerlekli Sandalye Basketbol Takımı’nı on yıl çalıştıran antrenör Arif Servet Sınacı ile yollar ayrıldı. Buraya kadar bir sorun yok. İş yaşamının her alanında olduğu gibi profesyonel sporda da değişiklik, görev devir teslimi doğaldır. Mesele yöntemde…
On yıl boyunca takımı hiçbir bedel almadan çalıştıran Servet hoca, kulüp ile yollarının ayrıldığını gazeteden okudu. Aradan neredeyse iki ay geçti. Kulüpten ne bir sözlü teşekkür, ne bir teşekkür mektubu ne bir plaket ne bir veda gecesi…
Türkiye Hayvanları Koruma Derneği Antalya Şube Başkanı Sevda Kıraç da muhtemelen çok yakında on yıldır her gün gidip geldiği Antalya Büyükşehir Belediyesi Sahipsiz Hayvan Barınağı ile vedalaşacak. Çünkü aylardır, bazen teori ile pratiğin birbirine uyamadığını anlatmaya çalışıyor.
Antalya Büyükşehir Belediyesi Veteriner Şube Müdürü Özgür Erkan güzel projeler ve hayallerle göreve geldi. Sahipsiz hayvanları kısırlaştırıp, aşılayıp parazitlerden kurtararak bir anlamda sahipsizin sahibi olacaktı. Hayvan hakları savunucuları olarak projeyi alkışladık. Elimizden gelen katkıyı verelim dedik. Ama bazen evdeki hesap çarşıya uymuyor işte. Sevda Kıraç bunu söylüyor. Barınak, Özgür Erkan’ın hayallediği kadar hızlı kısırlaştırmayı kaldırmıyor. Kısırlaştırılmış nekahat dönemindeki köpekler şu sıcakta kafeslerde üst üste. Yemek vakitlerinde büyük köpekler küçüklere zırnık koklatmıyor. Küçükler aç. Kısırlaştırma nedeniyle yeni köpekler geldikçe kafesler daha bir sıkışıyor. İçeride azıcık daha kalsa kolayca sahiplendirilebilecek hayvanlar sokağa bırakılıyor.
Sevda Kıraç bunu söyledi diye ortalık bir gerildi, sanki devlet kurumu ile o kuruma on yıldır omuz veren gönüllü bir insan değil, kan davası tarafları…
Kıraç’ı seversiniz sevmezsiniz, beğenirsiniz beğenmezsiniz, birlikte çalışmayı istersiniz istemezsiniz… O sizin bileceğiniz iş. Ama ortada bir gerçek var, o barınağın kapasitesi artırılmadan bu hızla kısırlaştırma yapmaya devam ederseniz ölen ölür kalan sağlar sizsindir. Bir yılda şu kadar hayvan kısırlaştırma hedefini tutturacağım diye canlara azap yaşatırsınız.
Ha bir de hayvan hakları savunucuları ile gazetecilere de barınağa giriş yasağı koyarsanız hatayı kimse de görmez. “Hedefi tutturdun mu” derlerse gönül rahatlığıyla “Tutturdum” dersiniz.
Ya da hatadan çağdaş insanlara yakışır biçimde dönersiniz. Servet hocaya ve Sevda Kıraç’a vefa gösterirsiniz. Vefayı hak eden insanlarla bu çerçevede vedalaşırsınız. Bir desteğe, danışmanlığa, bir dost eline ihtiyacınız olduğunda da gönül rahatlığı ile yardımını istersiniz.
Kimbilir sizin sayenizde artık vefa, Antalya’da da kendine bir yer bulur.
Görüntüleme sayısı: 83
v.1.4.6
|